|
Şu anda Yeni Kıbrıs Partisi dışında bulunan gerek yelpazenin solunda olanlar gerekse sağındakiler camekana teşrif ederek Kuzey Kıbrıs’taki camekanı süslemeye yardımcı olmaktadırlar. Bazıları diyor ki, biz bu aşamada seçilmek istemiyoruz ama demokratik hakkımızı kullanarak konuşup halkı bilinçlendireceğiz. Hangi halkı bilinçlendirecekler? “ADO” (Anadolu’dan Taşınan Oylar) teorisi dedikleri ortamdaki halkı…Gazetelerinde yere yere, daha birkaç hafta öncesine kadar ağızlarına her geleni söyleyip boykottan başka eylem önermiyenler şu anda ya seçimleri kullanmak, ya da seçilmek için yarışa katılıyorlar. Nasıl bir yarış bu ve nasıl bir seçim…. Şimdi tekrar aynı şeyleri yazmak da istemiyorum ama bu gibi arkadaşlar madem ki bıkmadan usanmadan konuşup halkı bilinçlendirecekler diyorlar, biz de konuşalım. Sanki de kendileri uzaydan geldi bir şey yaşamadılar ve daha önce birileri seçimlerde çıkıp konuşmadı. Peki bu beyleri bu kadar söyledikten sonra inandıramıyorsak kabahat bizde mi yoksa bir yerlerde anlaşılamayan ve de somut koşulların somut tahlilini yapamayanlarda mı? Basit basit soralım gene, o halde…? Dünyanın hangi ülkesinde nüfus veya oy verecek olanların çoğunluğu devamlı olarak dıştan getirilmekte ve onlara oy kullandırılmaktadır? Bunun her türlü dinamizmi ortadan kaldırdığını herkes biliyor.. Bunun o ülkede yaşayan insanların siyasal iradesine bir saygısızlık olduğunu belirtelim. Şimdi ABD halkının hilafına ABD’ye beş yüz milyon Çinli getirilse (Devrim ithali sosyalist ustalar tarafından da reddedilmektedir) ve bunlara seçimlerde oy kullanacaksınız dense ne olurdu ABD’de? Evet, hiç kuşkuya kapılmadan söyleyin, ABD halkı bunu sinesine çekmez ve köpürürdü. Hayır, beyazı da, siyahı da kabul etmezdi bu empoze girişimi. Hiçbir ülke halkı bu şekilde enayi yerine konulmak istemezdi.
Bizde ise onyıllardır yapılmakta bunlar. Dıştan atanmış sivil veya militer bürokratların da müdahale ederek , getirilen halka da empoze yaparak, oy potansiyelinin buna fırsat vermesinden ötürü istedikleri ve kendi resmi ideolojilerine uygun partileri seçtirdikleri doğru değil mi? Aynısını Türkiye’de yapsalar Türkiye halkı buna karşı çıkmayacak mıydı? Kim kabul edebilir böyle bir dış karışmacılığı ? Kimse…Kimse kabul etmez. Peki bu şartlarda neyin seçimi? Sonra seçilsen ne yazacak? Sadece camekanı süsleyeceksin ve sana siyasal iradeni vermeyenlerin de işine gelecek senin duruşun. Ne diyecekler? “Aha solcular da bu özgür seçimlerde yer aldılar dolayısıyla artık Kuzey Kıbrıs’ta sorun kalmadı. Her şey seçimlerle hallolmuş durumdadır”. Hele siyasal irade konusunda dilbazlık yapıp da daha sonra seçimlere katılanlara ne diyelim? Onlar da bu camekanı süsleyecekler. Hadi süslemeyi bırakalım. Seçildikten sonra ne olacak. O meclise girecek misin? Gireceksin. Yemin de edecek misin? Edeceksin. E, ne kaldı. Otur da maaşını al kardeşim, bütün sorunlar halloldu işte(!). Bundan sonra neyin muhalefetini yapacaksın? Dostlar alışverişte görsün öyle değil mi? Zaten bazılarının seçildikten sonra durumlarını da görmedik yaşamadık mı? Maskeli beşlere katılma öykülerini de şimdi bilmiyoruz. Belli ki milletvekili olma krizi yeniden tutuşmuş…
Bırakalım birbirimizi kandırmayı. Kıbrıstürk halkının sorunu seçim değil. Sorun, siyasal iradesini özgür bir şekilde kullanabilmede. Sorun kendi kaderine sahip çıkmada. Sorun, resmi ideoloji dışında görüş ve düşüncelerini açıkladığında hiçbir tehdit altında olmadan özgürce seçilip ülkeyi idare etmede. “Sizi biz ödüyoruz o halde biat edeceksiniz” diyenlere set çekmede. Bu koşullar olgunlaşmadıkça hiçbirşey olmayacak, ülke sorunlar içerisinde kıvrılmaktan kurtulamayacaktır. Sosyalist bir mücadele için de siyasal irade mevzubahistir. Sana oy verecek olan işçi kesimleri, eğer özgür ve müdahalesiz bir ülkede değil de bizimkisi bir ülkede yaşıyorsa tehdit altında olduklarından özgürce karar veremeyecekler ve sen de oy kazanamayacaksın. Sol- sosyalist bir mücadele için de bağımsız bir ülkeye ihtiyaç vardır. Baskı altındaki bir ülkede sol partiler de gelişemez. Örnek mi istiyorsunuz işte size kendi yaşadığınız ülkeniz. Adamlara deniyor ki, kardeşim gel, öncelikle siyasal irade konusunu halledelim, öncelikle onun kavgasını verelim, onu elde ettikten sonra hep birlikte yine seçimlere katılırız. Ama yok, tutturmuşlar bir kere “Bunlar seçimlere katılmak istemezler ve katılmadıkları için de statükoculara yardımcı olurlar”. Peki statükoculara YKP (Yeni Kıbrıs Partisi, 1989 yılında ağırlıkla Kurtuluş ve Dev-Yol siyasetine bağlı Kıbrıslıtürk Devrimcilerin oluşturduğu Parti ) mi yardımcı oluyor, yoksa perdenin önünde poz verip camekan süsü olanlar mı statükoya yardımcı oluyor? Söyleyin bakalım kim statükoya yardımcı olmaktadır?
35 yıldır esas ana sorunu kavrayamayıp hala daha seçimle birçok şeyi değiştireceğine inananların yaşadıkları kayalara toslama gerçekleri içerisinde, ne zaman olgunlaşıp asıl direnme kararını vereceklerini beklemek gerekiyor ama Türkçede bu lafı da çok iyi düşünmelidirler. Çünkü bugün onları mücadele etmek için bekleyen bir Yeni Kıbrıs Partisi vardır. Ya beş- on sene sonra durum ve şartlar aynen devam ederse yanlarında kimi bulacaklar? Unutulmasın, demir tavında dövülür diyorlar. Yarın geç kalabilirsiniz…
Yazar: Ulus Irkat
2009-04-04 Tarihinde yayınlanan makale, 114 defa görüntülendi.
|